Teknolojiye, iletişime, gazeteciliğe ve hayata dair notlar…

Archive for the ‘Okumalar’ Category


Murathan Mungan’ın eteğindeki taşlar

Dec 24, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar

MURATHAN MUNGAN, şiirine her kitabında ve devrinde bakım yapabilmiş bir şair. çok fark edilmese de, “eteğimdeki taşlar” adlı şiir kitabıyla okurlarına çok değerli bir hediye sunmuştu birkaç sene evvel. çünkü şimdiye kadar -derleme kitaplar hariç- böylesi kalın bir şiir kitabı yayımlamamıştı. içinde bir ömür var. okuduktan sonra anladım ki, Murathan Mungan bize bölünmüşlüğünü, belki de şiir gezegenindeki mevsimlerini özetliyordu bu kitapta. dinginliği, deliliği, aşkı ve nefreti gösteriyor bu şiirler.
(more…)

John Berger’ın kurtardığı mektuplar

Nov 21, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar

yeni yazılar bulamıyorsam, sıklıkla eskilere dönerim. bu eskiler arasında, john berger’ın kitapları geniş bir yer tutuyor. kitap mabedimin en büyük dervişlerinden biri o. ve sanki yaşlandıkça kalemi daha narin, daha hüzünlü ve kırılgan oluyor. john berger’ın her bir kitabını size uzun uzun anlatabilirim, yazabilirim. şimdi biraz son kitabından konuşmak istiyorum, john berger’ın kurtardığı mektuplardan… ne zamandır böylesine sarsıcı bir metin arıyordum. buldum. doğrusu bu kitap ülkemizde takvimine uygun bir zamanda çıktı. mektuplarda hakim olan renkleri etrafta da görelim diye olsa gerek. (more…)

Beni bir kere dövdüler

Nov 6, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar

pek çok erkek için, delikanlılık yıllarında uzaktan uzağa aşık olduğu kızı evinin civarında beklemek, yolunu gözlemek veya bir başka yerden onu evine kadar takip etmek türlü maceralara sebep olmuştur. mutlaka platonik bir aşk olmak zorunda değil bu. erkek için, sevgilisi olan kızın mahallesi aynı tehlikeleri barındırır. en son 80′lerde hüküm süren ve 90′ların ortalarında azalarak biten mahalle delikanlısı konsepti için gayet normal davranışlar bunlar. (more…)

Cemal Süreya’nın gözleri

Nov 5, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar

cemal süreya’dan bahsedildiğinde, güzel aşk şiirleri yazdığı söylenir. bana kalırsa cemal süreya aşk şiiri değil, âşık şiirleri yazmıştır. şiirinde aştan ziyade âşıktan, âşıklardan bahseder. derim ki, aşkı anlatmanın en güzel yolu, âşığı anlatmaktır. cemal süreya ile ilgili çok şey anlatılabilir. zira çok zengin, renkli, curcunalı bir hayat sürmüş bir abimiz. bazı insanlara, arada ne kadar büyük saygı-hürmet denizleri olsa da, “abi” diyebilmek bambaşka bir samimiyetin eseridir. (more…)

Su başında durmuşuz çınarla ben

Nov 2, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar

BAZI ŞİİRLER ömrümüze yayılacak kadar geniştir. Hayatımızın her döneminde farklı bir yankısı, yansıması vardır. o şiiri hayatımıza tuttuğumuzda bambaşka renkler yansır kristalinden. böyle şiirler biriktirdim hayatım boyunca. bir kenara koydum. farklı zamanlarımda, hayatımın farklı dönemlerinde okumak için.
şiir dünyamın ölümsüz dervişi, güzel bakışlı, güzel yüzlü şairi nazım hikmet’in böyle şiirleri var. bunlardan biri “masalların masalı”.
(more…)

Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç

Oct 28, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar
bana kalırsa ikinci yeni’nin üç asından (diğerleri cemal süreya ve turgut uyar’dır) en karmaşık ve en az anlaşılmış şairi edip cansever’dir. şimdi biliyorum yeri değil, bu yüzden detayına girmeyeceğim. fakat neden böyle dediğimi merak ediyorsanız bu şairimizin yaşam hikayesine bir bakın internetten. sonra da “ben ruhi bey nasılım” şiirini okuyun. bana hak vereceksiniz. (more…)

Diyalektik mutsuzluklar

Oct 27, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar

MURATHAN MUNGAN’ın en güzel şiiri hangisidir diye bana sorulursa vereceğim cevap Diyalektik Mutsuzluklar olur. Bu şiir ilk olarak Murathan 95 kitabında yer almıştı. Sonralıkla, şairin “Doğduğum Yüzyıla Veda” adlı seçme şiirinlerden oluşan kitabında da yer aldı ve bu kitap Murathan’ın daha meşhur olduğu bir dönemde çıktığından epeyce tanındı.
(more…)

Je dis tu a tous ceux que j’aime

Oct 27, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar

şiirlerin çoğu kadınlar için yazılmıştır, tıpkı şarkıların çoğunun onlar için yazılmış olması gibi… bu şiir sohetimizde bir kadına, barbara’ya yazılmış şiiri okuyacağız. ünlü fransız şair jacques prevert’in 1946′da yayımlanan “paroles” adlı kitabında yer alan bir şiir… çok defa anlatılmış olan bir “ilk görüşte aşk” hikayesi olduğunu söyleyebiliriz.
hoş ve naif bir karşılaşmanın şiiridir barbara. chanson üstadı yves montand bu şiiri fevkalade güzel okuyor. muhakkak ondan dinleyin derim. şiiri okurken o sokakta olmayı çekiyor canım, o yağmur yağarken, o sundurmanın altında olmayı… (more…)

Bir erik ağacının altındayken

Oct 27, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar
ÜLKEMİZDE “BAŞKALARININ HAYATI” (doğru çeviri “ötekilerin hayatı” şeklindedir) adıyla gösterilen “das leben der anderen” adlı filmde geçen bir bertolt brecht şiirini paylaşmak istiyorum. bu şiiri filmde işittiğimde müthiş bir sevinçle dolmuştum. çünkü bende hatıraları olan, en sevdiğim brecht şiirlerinden biridir. bu filmde karşıma çıkması olağanüstü bir sürpriz oldu. (more…)

Hüzün erken geldi bu yıl

Oct 27, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar
MURATHAN MUNGAN’ın “yedi kapılı kırk oda” kitabında bulunan “güvercin gömleği” hikayesinde geçiyor başlıktaki söz. bu kitabı öyküseverlere öneriyorum. başka bir öykü evreniyle tanışacağınızı garanti ederim.
şaşırtıcı, ürpertici, içkaralayıcı, kalp karalayıcı bir öykü… insanın ruhuna çizik atan bir kurgu. murathan yine yapmış yapacağını. türkçenin saçlarını tarayan yazarımızın cümleleri gürül gürül çağlıyor bu hikayede. kıyamadım hızlıca okumaya. her sayfanın sonunda o sayfanın başına dönüyorum. hikaye bittiğinde yüzümü nereye dönerim bilmiyorum. (more…)

Turgut Uyar’ın penceresi: Gök, bulut, su

Oct 27, 2008 Author: Erdal Kaplanseren | Filed under: Okumalar
NE ZAMAN dara düşsem; hayattan, insanlardan, düşüncelerden, şehirlerden kaçasım gelse hızır gibi yetişir Turgut Uyar. Bir şiir tutuşturur elime, tertemiz bir nefes…
Turgut Uyar şiiri öyle bir şiirdir ki, sanki sadece okuyanı için yazılmıştır ve sadece okuyanının çözebileceği şifrelerle doludur. Bir Turgut Uyar şiiri okurken gökyüzü mavileşir, güneş ağaç dalları arasından gülümser, kuşlar yakından uçar, yapraklar ağır çekimde düşer, sular karnesini almış bir çocuk coşkusuyla akar akar durur.
(more…)
View my FriendFeed

BlogKüme