1997′de üst komşum, arkadaşım, meslektaşım Uğur Uluocak sayesinde tanıdım Tom Waits’i. 6 CD’sini vermişti bana. Kaydedip geri götürdüğümde, “sende kalmasını istiyorum” demişti. Aradan 6 yıl geçti, Uğur’u Kazakistan’da bir tırman...
Sanki doğduğumdan beri biliyorum, hep kulağımdaydı. Şopen’in, iç dünyasındaki karmaşayı en iyi ifade ettiği bestesi, 1 numaralı baladı (G Minör Opus 23) Sadece belli bir ana ait karmaşadan söz etmiyorum; hayatının uzunca bir dönemine -veya tümüne- ait iniş-çıkışla...
Bir gece otobüsüne bindiğinizi hayal edin. Birkaç şehir birden geçerek São Paulo’ya varıyorsunuz. Bilmem kaç gün kalıyorsunuz bu harika şehirde. Oradan yine otobüsle Santa Caterina’ya giderken bu şarkı çalıyor radyoda. Bir sigara yakıyorsunuz, otobüsün pence...
Aşk o kadar güzel ki, cesaret veriyor bana Hiç unutamayacağım kadar güzel bir aşk Ne zaman aşık olsam, rüzgarlar eser sanki O rüzgarlara kaptırırım her şeyimi Evet biliyorum sevgilim, biliyorum! Bunu seninle bir ömür boyu yapabilirim Çünkü bir aptal ancak anlayamaz bu g...
Sana gidiyorum demeye geldim. Gözyaşların faydasız. Verlaine’in güzelce dediği gibi, pis ayazda. Sana gidiyorum demeye geldim. Eski günler aklına geliyor, ağlıyorsun. Şimdi elveda vakti geldiğinde, bembeyazsın ve nefessiz. Evet pişmanım, sana gidiyorum dediğim içi...
Geçen sene bu zamanlarda, uzaklardaki kadim dostum Ufuk’a birkaç bestemi göndermiştim. Küçücük bir melodi kırıntısından harikalar yaratabilecek güçte bir müzik bilgesi Ufuk. Dün gece dışarıdayken bir mesaj aldım ondan. Sürpriz bir e-posta attığını söylüyordu. Heme...
Her yağmurdan sonra, elektrik direklerine bıraktıkları izler kaybolduğu için yolunu kaybeden sokak köpekleri, biçare serseriler gibi ortalıkta dolaşıp acı acı havlar. İki gündür İstanbul’da yağmurun hükümdarlığı sürüyor. Bu son yağmurlar, ömrümde ilk defa bana ken...
Sizin yirmili yaşlarınızda kalan, unuttuğunuz bir şey var mı? Benim var. Hep çok sonra hatırlarız bunları. 20′li yaşlar dediysem, ilk yıllarını kast ediyorum aslında. O yıllardan alacaklıyım. Unuttum, fark etmedim, bilmiyordum… Geri dönüp toplayamazsınız, ar...
Biriktirdiğimiz, yıllarca farkında olmadan çoğalttığımız bir kendini bırakma ihtiyacı vardır ya hani; bilmeden taşımışızdır. İşte orada, yani tam da o sarsılarak, boğularak, ölerek, çıldırarak ağlamada hissedilen bir garip huzur vardır. İç dökmenin bitimine doğru, derin...
Son zamanlarda en çok dinlediğim şarkıcılardan biri Jay-Jay Johanson. Ondan bahsetmek istiyorum biraz… Melankolik olduğu kadar görkemli bir sese sahip leziz bir şarkıcıdır benim nazarımda. şarkılara göre tutumunu belirleyen bir adam. ses rengi diye bir şey var ya,...
kazım koyuncu’nun içli, hüzün dolu bir şarkısı var “gyuli çkimi” adında. sözlerinin yakıcılığı kazım’ın sesine de vurur. dinleyeni bir yolculuğa çıkarır. muhakak dinleyin derim eğer bu şarkıdan habersizseniz. tutun ki bir sandala binmişsinizdir. ...
Bu blog’da, ben Erdal Kaplanseren’in hayatına konuk olacaksınız. Belki de ben sizin hayatınıza misafir olacağım, bunu henüz bilmiyoruz. Bunun için yapmanız gereken, solda akmakta olan yazılara tıklayıp açmak ve diğerleri için kategorileri veya en alttaki sayfa numaralarını tıklayarak hayata, insanlara, ilişkilere, izlediklerime, dinlediklerime, okuduklarıma dair düşüncelerime dalmak. Hepsi bu kadar.
İyi eğlenceler…