Blog

Archive - December 2008

31.12 20080

Prag tramvayıyla kaybolmak

By: Erdal Kaplanseren Categories:Gezi

prag1Herhangi bir nedenle yabancısı olduğunuz bir şehre yolunuz düşer. Orayı tanımak için müzelerini, tarihi yerlerini, doğal güzelliklerini dolaşmak gelir değil mi hemen akla. Fakat konumuz, işte bu amaçlı dolaşmaların harcinde kalma durumu. Hele hele dili de yabancı olan bir memlekette iseniz tadından yenmez. Bambaşka bir dünyadır o zaman. Caddeler, binalar, otomobiller, insanlar, vitrinler, kediler… Hepsi size yabancıdır.

Aslında yabancı olan sizsinizdir. İçine girdiğiniz bu büyülü atmosferde amaçsızca dolaştıkça ancak söz konusu yabancılığı üzerinizden atacağınızı da bilirsiniz. Çünkü insan bir şehri turist gibi gezerse, turist olarak kalır. Tek başına olunca bu duygunun daha bir tadına varılır. Normalde hiç yürümediğiniz kadar çok yürümüşsünüzdür. Yorulmak gelmez aklınıza. Görecek o kadar çok detay vardır ki. Baktıkça alışır, dokundukça şehrin iklimini teninizde hissetmeye başlarsınız. Bir kayboluş gelir içinizden, endişeyle karışık. Hiçbir kültürel aktivite yoktur bu amaçsızlığın içinde. Sadece dolaşmak, dolaşmak, şuursuzca dolaşmak…  

read more
24.12 20080

Murathan Mungan’ın eteğindeki taşlar

MURATHAN MUNGAN, şiirine her kitabında ve devrinde bakım yapabilmiş bir şair. çok fark edilmese de, "eteğimdeki taşlar" adlı şiir kitabıyla okurlarına çok değerli bir hediye sunmuştu birkaç sene evvel. çünkü şimdiye kadar -derleme kitaplar hariç- böylesi kalın bir şiir kitabı yayımlamamıştı. içinde bir ömür var. okuduktan sonra anladım ki, Murathan Mungan bize bölünmüşlüğünü, belki de şiir gezegenindeki mevsimlerini özetliyordu bu kitapta. dinginliği, deliliği, aşkı ve nefreti gösteriyor bu şiirler.  

read more
23.12 20080

Aşk…

By: Erdal Kaplanseren Categories:Hayat

KENARA DÜŞTÜĞÜM notların arasında "aşk"a dair pek çok tanım var. Bunlardan bazılarını seçtim. Çalışmalarımda yer vereceğim bu tanımların burada yayımlama sebeplerimden biri, olası intihallere karşı, siz okuyucularımı şahit gösterebilmek. Pek çok yazımın değişik eserlerde kullanıldığını gördükten sonra bu konuda daha titiz davranmaya karar verdim. Bu tanımlardan bazılarını sevecek, bazılarını uydurma bulacaksınız belki de. Bir okuyucumun "siz aşk hakkında çok şey biliyorsunuz sanırım" mesajı üzerine, "hayır, çok iyi bilseydim bu kadar uğraşmazdım tanımlamak için" yanıtını göndermiştim. Şu ana kadar yazdıklarımdan bazılarını ben de çok sevdim. En hoşuma giden aşk tanımım ise ilk maddede yer alıyor.  

read more
09.12 20080

Bir fotoğrafın belleğini okumak

By: Erdal Kaplanseren Categories:Hayat

BAZI FOTOĞRAFLAR çekildikleri döneme ilişkin hatıralar yüklenir, içlerinde alakalı görüntüler olmasa da... bir fotoğraf çekersiniz, o dönemin ruh halini çok güzel yansıtmaktadır, yıllar sonra bu kareye baktığınızda, o dönemin iklimi canlanır belleğinizde.  

read more
06.12 20081

Biraz melankoli, bir tutam gizem: Jay-Jay Johanson

SON ZAMANLARDA en çok dinlediğim şarkıcılardan biri Jay-Jay Johanson. Ondan bahsetmek istiyorum biraz... Melankolik olduğu kadar görkemli bir sese sahip leziz bir şarkıcıdır benim nazarımda. şarkılara göre tutumunu belirleyen bir adam. ses rengi diye bir şey var ya, bu adamın sesi rengarenk. portishead'in üzerine kaymaklı kadayıf niyetine dinlenebiliyor (veya tam tersi)... bu adamın şarkılarını ipod'umdan dinlerken, nereden başladığımı bilmediğim düşüncelere dalıyorum -ki bu hayra alamet değildir-. ve nedense hep sonbaharlarda gelip buluyor beni böyle adamlar ve kadınlar. (blonde redhead, portishead, björk vb örneklere zaman zaman değineceğim.)  

read more

    San Fran.

    19:36

    Istanbul

    21:36