kazım koyuncu’nun içli, hüzün dolu bir şarkısı var “gyuli çkimi” adında. sözlerinin yakıcılığı kazım’ın sesine de vurur. dinleyeni bir yolculuğa çıkarır. muhakak dinleyin derim eğer bu şarkıdan habersizseniz.
tutun ki bir sandala binmişsinizdir. yavaşça ilerlersiniz durgun denizde. elinizi suya daldırırsınız, şarkı çalmaktadır, kazım’ın sesiyle kürekler çekilir. sanki kanınız çekilir.
ve sorarsınız kürekleri çeken sevgilinize: bir şarkı mıdır şiirin sandalını yüzdüren, yoksa bir şiir midir şarkıya can veren. belki de hiçbiri. sadece özlemektir.
“rüyamda boynuna sarılmıştım/ağlıyordum uyandığımda/yaktın kül ettin sen beni gülüm”
ve merak ederiz bu hülyalara daldıran şarkıyı dinlerken; insan çok fazla özlemekten ölür mü?
gyuli çkimi
awi şüule goulu daği daği
dido miğun guis derdi meraği
oüomdğulas si şekeri ma yaği
si domövi do domxali gyuli çkimi
ağne odas perde kogevoüidi
izmocesti alis dologaüidi
gomüuwxişi mgarinis yevuüidi
si domövi do domxali gyuli çkimi
bazi bazi gelaiûi noğaşa
vixosarûi baba süaniş ûüobaşa
gyuli çkimi si var ida başkaşa
çkimire do giçkitas gyuli çkimi
benim gülüm
bundan böyle dağ dağ dolaşırım
yüreğim çok yaralı, derdim var
karışalım birbirimize sen şeker ben yağ
yaktın kül ettin sen beni gülüm
yeni odaya perde astım
rüyamda boynuna sarılmıştım
ağlıyordum uyandığımda
yaktın kül ettin sen beni gülüm
çarşıya inerdiniz bazı bazı
babandan habersiz gözlerdim seni
gülüm sen başkasına gitmeyesin
bilki benimsin gülüm
Leave a reply